Tek Çocuk Psikolojisi… Doğru Bilinen Yanlışlar

Tek Çocuk Psikolojisi - Klinik Psikolog Zeren Kadıoğlu

Tek çocuklu ailelere kardeş baskısı yapılır. İlk çocuğa kardeş olsun diye ikinci çocuğu yapmak ne kadar doğru bir yaklaşım?

İkinci bir çocuk sahibi olmak arzusu tamamen anne-babanın şartlarına ve isteğine bağlı olmalıdır. Başkaları ısrar ediyor diye ya da çocukları kardeş istiyor diye ikinci bir çocuğa sahip olmak ileride anne-babanın psikolojik olarak zorlanmasına neden olabilir. Tek olan çocuğunuz kardeş istiyor ya da istemiyor diye ikinci bir çocuğa karar vermek doğru değildir. Bu şekilde çocuk sahibi olmak gibi önemli bir kararı ve sonuçlarını diğer çocuğunuzun üzerine yıkmış olursunuz. Yetişkin bireyler olarak ikinci çocuğa karar verecek olan sizlersiniz. Unutmamak gerekir ki bugün kardeş istiyorum diyen çocuğunuz kardeşi doğduktan sonra isteksiz ve ilgisiz olabilir. Böyle bir durumda “sen istiyorsun diye kardeşin geldi şimdi neden ilgilenmiyorsun” tarzındaki bir yaklaşım çocuğunuza yaşının üzerinde psikolojik yük bindirecek ve kendini zaman zaman suçlu hissetmesine, kendisine öfkelenmesine neden olacaktır. Çocukların bilişsel gelişim olarak karar mekanizmaları ve detayları düşünmeleri yeterli ölçüde gelişmediğinden yetişkin beyniyle ikinci bir çocuk sahibi olmaya avantajları ve dezavantajları düşünerek karar verecek olan ebeveynlerdir.

Tek çocuk olarak büyümek söylendiği gibi, çocukta bencilliğe, şımarıklığa, benmerkezciliğe yol açar mı? 

Bu toplum içerisinde bir genellemeden ibarettir. Oysa biliyoruz ki kardeşi olup yine de bencil olan ve benmerkezci olan birçok çocuk olabilmektedir. Aksine tek olan çocuklar bazen diğer çocuklarla bir araya geldiklerinde paylaşmaya daha açık ve istekli olabilmektedirler. Öncelikle bilinmesi gerekir ki her çocuk kendine özeldir. ‘’ Tek çocuk paylaşmayı bilmez, sosyalleşemez’’ şeklindeki ifadeler aslında önyargıdır. Bazen kardeşi olanlardan bile daha sağlıklı psikolojik gelişim gösterebilen tek çocuklar vardır. Kardeşi olması paylaşmayı öğrenmesi için zemin hazırlar. Ama tek çocuk paylaşmayı bilmez anlamına da gelmemelidir. Burada anne babanın tutumu son derece önemlidir. Kardeşi olması paylaşmayı öğrenmesi için bir sebeptir.  Anne babaların kardeşler arası ilişkileri belirleyici tutumları çocukların duygusal gelişimleri üzerinde etkilidir. Kardeş kıskançlığının iyi yönetildiği ailelerde kardeşe sahip olmanın olumlu etkileri daha çok görülmektedir.

Kişilik gelişimi açısından tek çocukla, çok çocuklu ailede büyüyen çocuk arasında farklar var mı?

  • Tek çocuklar bazı şeyleri kendi başına yapmayı daha rahat öğrenebiliyorlar.
  • Tek çocuklar daha mükemmeliyetçi yetiştirilebiliyorlar.
  • Tek çocuklar ebeveyne daha bağımlı olabiliyorlar.
  • Yine anne babanın da tutumuna bağlı olarak bazı tek çocuklar daha hızlı sorumluluk sahibi olabiliyor, kendini oyalamayı daha kolay öğreniyor.
  • Tek çocukların sosyal beceriler, karakter ve uyum açısından iki çocuklu ailelerin çocuklarına benzer özellikler gösterdikleri, çok kardeşli daha geniş ailelere oranla bu iki grubun daha avantajlı olduğu görülmektedir. Bu durum, ebeveyn-çocuk ilişkisindeki kalitenin önemine vurgu yapmaktadır. Ebeveynlerle geçirilen birebir ve kaliteli zamanın çocuğun zihinsel kapasitesinin gelişmesine ve daha olgun davranış kalıpları edinmesine yardımcı olur.

Kardeşi olmayan çocuk, rekabeti öğrenemez mi?

Kardeşi olan çocuk elbette rekabeti daha çabuk öğrenebilir ama tek çocuk rekabeti öğrenemez diye bir genelleme yapmak mümkün değildir. Kardeşi olan çocuk önce anne-babayı kardeşle paylaşmak durumunda olacağından rekabet duygusunu daha erken öğrenebilir. İleride okul hayatında, sosyal hayatta ya da iş yaşamında diğer insanlarla bir araya geldiğinde rekabeti öğrenmesinde kardeşi olanlara kıyasla bir farkı yoktur.

Tek çocuğu kardeşten mahrum bırakmak, kimilerinin dediği gibi onu yalnızlığa itmek midir?

Kardeşi olmayan çocuklar yalnız olacak diye bir kural yoktur. Kardeşi olmayan birçok çocuk arkadaşlıklar kurabilir, yaşıtlarıyla bir araya gelebilir, kreşe ya da oyun gruplarına giderek sosyalleşebilir. Burada önemli olan anne-babanın çocuğun sosyalleşmesini dikkatli biçimde izliyor olmasıdır. Kardeşi olduğu halde yalnız hisseden çocuklar da vardır. Her kardeş birbiriyle uyum gösteremeyebilir, birlikte oyun oynamayı tercih etmeyebilir. Böyle bir durumda sadece “çocuğum yalnız kalmasın diye kardeş yapalım” inancı da sarsılıp anne-babanın beklentisinin karşılanmaması onlarda hayal kırıklığı yaratabilir.

İleride hayatında kardeş boşluğunu hisseder mi? Bu psikolojisini nasıl etkiler?

Bir çocuğun büyüdükçe ya da yetişkinliğe doğru giderken ya da yetişkinlik döneminde ne gibi durumlarla karşılaşacağını ya da neler deneyimleyeceğini bilemeyiz. Yaşamdaki deneyimlerimiz düşüncelerimizle bir araya gelerek duygularımızı oluşturur. Bu durumda her tek çocuğun boşluk hissedeceğini söylemek imkansızdır. Bu yaşadıklarımızla ilgili algımıza bağlıdır. Bazıları ileride kardeşe ihtiyaç duyabilirken bazıları da tek çocuk olmaktan memnundurlar.

Tek çocuklu ailelerde anne-baba davranışları nasıl olmalıdır?
Tek çocuk sahibi ebeveynler bütün ilgisini sevgisini göstermek isterken fazla koruyucu davranmamalıdır.  Her şeyi çocuk için hazır etmemelidirler, bu durum tek torunu olan büyükler için de geçerlidir. Çocuğunuzun bağımsızlığını desteklemeniz, size bağımlı hale gelmemesi için onun özgüvenini desteklemeniz gerekir.

Tek çocuğu olan aileler de iki ya da daha fazla çocuğu olan aileler gibi çocuklarının sosyal gelişimine önem vermelidir. Günümüzde artık okul öncesi eğitimin çocuğun psikososyal ve zihinsel gelişimine olumlu yönleri çokça bilindiğinden uygun yaş döneminde kreşe başlatmalıdırlar. Bu sayede çocuk yaşıtlarıyla bir araya gelerek sosyal uyumu öğrenir ve zihinsel/bedensel gelişimini de destekleyen kaliteli zaman geçirmeye başlar. Dolayısıyla tek çocukları diğer çocuklarla etkileşime geçeceği olanaklar yaratmak önemlidir.